16 Ekim 2011 Pazar

İsteklerimiz,hissettiklerimiz.

Belki ne istersek yaşayamayız ama ne hissetmek istersek onu hissederiz.Duygular, hisler hep beynimizin kontrolünde, beynimiz kimin kontrolünde?Zor soru o bence.Biz mi onu isteklerimizle yönetiyoruz, yoksa o mu bizim isteklerimizi yönetiyor?

Neyse konu bu değil; isteklerimiz ve hislerimiz.Eğer birini sevmek istiyorsan, her zaman vardır etrafta birileri.Yalnızlığı seçtiysen öyle kalacaksındır.Fikrin değiştiyse, eski sen değilsindir.Eski seni tekrar yaşamak istediysen, özlemişsindir.Söylenecek sözün varsa,haykırmak istersin, çoşkun hissedersin.Biraz susmaya karar verdiysen sakinsindir.Bir müzik açmak istediğinden keyiflenirsin.Kahrolmuş hissedip, ağlamak istediğinden açarsın o filmi."O"ysa o an düşünmek istediğin kalkıp yanına gidersin..Dayanamaz konuşursun, ararsın, bir sözünü duyarsın, heyecanlanırsın.

Bunları bildiğimiz hâlde neden söylüyorum dersem, hissettiğim hiç bir şey elimde değil, nasıl oldu anlamadım, kendimi kontrol edemiyorum gibi saçma sapan bahanelerin arkasına saklanmamamız için.Özellikle ben!

Ne hissediyorsak, gerçekten istediğimizdendir.

10 Ekim 2011 Pazartesi

kib.

Deli oluyorum..Ne cüretle uzun uzun demen şeyleri 3 harfe sığdırırlar??

Kendine iyi bak dersin sevdiklerine, çünkü senin ona bakacağın bir vaktin, imkanın yoktur bir süreliğine.Görevini ona devretmek gibi birşeydir.Senin olmadığın zamanlarda, senin yerine onun kendi kendine iyi bakması isteğidir. Üzerine titreme halidir..
Kendinize iyi bakın..

8 Ekim 2011 Cumartesi

Topaklananlar..

Aslında yazacak hiç bir şeyim yok demek istiyorum bu kadar zaman geçmesine rağmen.Bir yandan da kendimle çelişiyorum ya şunları yazarken..Parça parça içim, lime lime, tamamlanmamış..Bütün olmak isteği kat be kat arttıkça, umudum gün be gün azalıyor..Taraflarım dengelenmiyor, arafta kalıyorum.

Hüzünlü eksik yanım hâla benimle buralarda..Uyanıyorum orda, gidiyorum orda, geliyorum orda..Sesi çıkmıyor bu ara ama saklanmıyor, gözümün önünden kaybolmuyor da.Susuyor öyle sadece..Hâlbuki sen sustukça ağırlaşıyorum ben, yoruluyorum, kendi içimde kaybolup yok oluyorum..Senin sesin "ben" demek, ne hakla benliğimi susturuyorsun ki..Şikayet ediyormuşum gibi söylediğim laflar senden bıkmak için değildi..Seni tanımlamaya çalışma çabasıydı sadece.Seni garipsememeye, benimsemeye  başlamışken tam sustun kaldın sen..Sesini çıkarmamaya başladın bir anda, ben de sessiz kaldım.Sadece varlığını taşıyorum, anlamlandıramıyorum..

Keyifli özlediğim yanım bu ara uğradı benim yanıma..Özlememişim desem yalan olmaz..Onun zaten hiç sesi çıkmıyordu zaten ama bir gülümsemesi yetiyor bana..Oyuna inanıyorum onunla, "belki?" li sözlerimi çıkarabiliyorum.Değişebileceğine inanıyorum bazı şeylerin.Unutuyorum geri kalan şeylerin..Saçmalamayı özlemişim..Keyifli yanım onu bile getirdi kendisiyle..

Mantığım bir karışık hissediyor şu an.Keyifli yanımı hiç özlememiş belli..Hele onun davetsiz misafirleriyle hiç arası yok..Hüzünlü kızımı daha çok seviyor o ama  suskunluğuna katlanamıyor henüz.Alışmak zor geliyor.Ne yapacağını bilmeden, yalnız başına öylece bekliyor.

Topak topak içim.Herkes ayrı biçimde bütünleşmiş, ama 'bir' olamayı becerememiş henüz..Arafta oturduk bekliyoruz anlayacağınız..

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı